Herkese merhabalar.
Ben Doktor Ezgi Özkur, dermatoloji uzmanıyım.
Bugünkü konumuz beslenme ve cilt.
Bazı cilt hastalıklarını konuşacağız.
Beslenmeyle hangileri ilişkili?
Ne yersek hangisine iyi gelir?
Akneyle beslenmeyi, rozayla anti-aging beslenmeyi, kırışıklık ve cilt kanseriyle beslenmenin arasında yapılmış anlamlı tüm araştırmaları anlatacağım.
Bugün gerçekten güçlü kanıt düzeyi olanları söylemeye çalışacağım.
Çünkü beslenme ile gerçekten herkes çok konuşuyor.
Sanki beslenme ile her şey çözülebilecekmiş gibi söyleyenler var.
Aslında böyle bir şey tabii ki doğru değil.
Beslenme ile her şey çözülmüyor maalesef.
DNA’mız, dış faktörler, fiziksel diğer etkenler, yapımız; bir sürü şey, bir sürü hastalıkta etkili.
Ama tabii ki beslenme de çok önemli bir çevresel etmen.
Peki bilim ne diyor beslenme hakkında?
O zaman akneyle ilgili başlayalım.
Akne ve Beslenme Arasında Nasıl Bir İlişki Var?
Akneyle ilgili yapılmış çok iyi bir araştırma var.
Geçen yıl yayınlanan, 2009’dan 2020 yılına kadar yapılmış akneyi artıran tüm gıdaların araştırmaları bir potada eritiliyor.
Biz buna meta-analiz diyoruz.
Daha önce yapılmış araştırmanın hepsinin çalışmaları potaya konuyor ve bir istatistik yapılıyor.
Gerçekten bu çalışmalara baktığımızda, hepsini topladığımızda hangi gıdalar akneyi artırıyor olabilir diye…
Ve araştırmacılar şöyle söylüyor sonuçlarıyla ilgili:
Yüksek glisemik indeksli gıdalar…
Ne demek bu?
Yenildikten sonra kan şekerini hızlıca yükselten gıdalar akneyi artırabilir deniyor.
Peki hangi gıdalar bunlar?
Hızlıca kan şekerini yükselten basit şekerler.
Basit şekerler; tatlılardaki, baklavadaki, sevdiğimiz bu işte profiterol, pudingdeki basit şekerler, şekerle yapılan her türlü tatlılar.
Dışında yine tatlandırılmış içecekler, tatlılar.
Bunlar yenildikten sonra ve içildikten sonra hızlıca kan şekerini yükseltiyorlar.
Bu nedenle bunlara yüksek glisemik indeksli gıdalar deniyor.
Bunlar artırıyormuş.
Öyle saptanmış araştırmalarda.
Yağlı Yiyecekler, Çikolata ve Süt Akneyi Artırıyor mu?
Başka neler?
Yağlı veya yağda kızartılmış yiyecekler, fast foodlar, patates kızartması gibi.
Başka?
Çikolatayla bağlantılı bulunmuş.
Evet.
Bu da daha önce çok tartışılan, çikolata artırır mı, artırmaz mı gibi…
Artırıyor çıkmış bu meta-analizde.
Ve süt.
Biliyorsunuz, daha önce de araştırmalarda yapılan ve en çok ilişkili bulunanlardan biri süt.
Ama araştırmacılar devamında şöyle diyor:
Daha önce yapılan araştırmalar şu konuda belirsiz:
Süt tamam ama yağlı süt mü, yağsız süt mü?
Süt tamam ama yoğurt mu daha çok?
Yani süt ürünleri etkiler mi?
Bu konular, diyor, soru işareti.
Çikolatalar için de sütlü çikolata mı yoksa dark çikolata mı daha çok yapıyor?
Bu konular hâlâ belirsizliğini koruyor.
Ben hastalarıma şöyle söylüyorum:
Sizin fark ettiğiniz, sizin aknenizi artırdığını gördüğünüz bir gıda varsa, temel bir gıda değilse kesmeye çalışın.
Tabii ki zaten yüksek beslenmekle ilgisi…
Bu tatlılar, şekerler, şeker hamurlu şeyler, kızartmalar zaten zararlı.
Sadece akne değil, yani vücudumuz için de zararlı.
Bunları kesmek mantıklı olacaktır.
Ama direkt akne bununla mı ilişkili?
Hayır.
Akne direkt beslenmeyle ilişkili değil arkadaşlar.
Aknenin Oluşumu ve Beslenmenin Rolü
Akne aslında DNA’mızla ilgili, yani bizim yapımızla ilgili.
Ben her zaman akneyi anlatıyorum.
Bir folikülün içinde başlıyor akne rahatsızlığı.
Bu foliküle yapışık bozuk keratinizasyon var ve bozuk keratinler atılıyor.
Eğer yağ bezleriniz de fazla çalışıyorsa bu keratin artıp büyüyor, bir tıkaç oluşturuyor.
Ciltte yaşayan Propionibacterium acnes dediğimiz bakteriyle bu giderek bir irinli hâl alabiliyor, lökositler göç ederek.
Yani akne aslında tek başına ne beslenmeyle ilgili, tek başına ne kirlilikle ilgili.
Tabii ki çok önemli hijyene dikkat etmek.
Yastık kılıflarını, havluları düzenli, haftalık değiştirmek.
Telefon kılıflarının temizliğine dikkat etmek.
Ama bunlar hep artırabilecek sebepler.
Yani aknenin temel oluşum sebeplerinden değil.
Bunlar artırabilecek sebepler.
Temel oluşum sebebi ne diyoruz?
Genelde DNA’mızla ilgili, yapımızla ilgili.
Hormonal sebepler yüzde 10 ihtimalle olabiliyor.
Polikistik over sendromu veya hormon dengesizlikleri gibi.
Akne İçin Hangi Gıdalar Azaltılabilir?
Evet, beslenmeyi sanırım akne ile ilgili kısmını anladık.
Yüksek glisemik indeks, çikolata dedik, süt dedik ve yağlı yiyecekler dedik.
Bunları deneyebilirsiniz.
Kesmeyi deneyebilirsiniz.
Bakalım aknenize iyi gelecek mi?
Sonuç olarak bu kadar çok araştırmanın incelendiği bir meta-analiz de diyor ki arkadaşlar, “may aggravate”, yani artırabilir.
Artırmak zorunda değildir.
Herkes için bu sonuç genel geçer değildir.
Bunu da aklınızdan unutmayın.
Ve bazı şeylerin de azalttığı çıkmış bu meta-analizde.
Haftada üçten fazla meyve ve sebzenin düzenli tüketilmesi.
Şaşırdık mı?
Hayır, şaşırmadık tabii ki.
Meyve ve sebze her şey için olduğu için aknelere de iyiymiş.
Evet, akneleri bitirdiğimize göre rozaya geçelim.
Roza ve Beslenme
Şimdi rozayla beslenmenin arasında birebir bir ilişki aslında yok.
Ama bazı gıdalar ve bazı durumlar rozayı artırabiliyor.
Rozanın en temel sebebi biliyorsunuz, damarlarda başlıyor.
Damar genişlemesi, damarların aşırı reaksiyonu, cildin buna bağlı hassas oluşu.
İşte cildimizde yaşayan Demodex dediğimiz parazitler rozayı alevlendirebiliyor.
Rozanın tipleri var bir sürü.
İşte sadece damar genişlemesiyle giden, sadece heyecanlanınca dönem dönem, epizodik olarak damar genişlemesi ve kızarıklık ataklarıyla giden form.
Sivilcelerle giden papüler püstüler formu veya burunda ve gözde değişiklik yapabilen, blefarit yapan, gözde ve burunda şekil değişikliği yapan formları gibi.
Roza ve Beslenme
Rozada bütün formlarda alevlendirebilecek faktörler kişiden kişiye aslında değişebilir.
Yani her bir kişinin rozasını alevlendiren, diğerini alevlendirmeyebilir.
Peki bunlar neler, bu alevlendiren faktörler?
En temel güneş.
Güneşteki ultraviyole ışınlar.
Sıcak, ısı rozayı artırıyor.
Bunun dışında gıdalardan neler olabiliyor?
Acılar, baharatlı gıdalar.
Çok çok sıcak tüketmek.
Sıcak yemek buharının yüze çarpması.
Çok çay, kahve tüketmek sıcak açısından rozayı alevlendirebiliyor.
Özellikle çok acılar, acı gıdalar, acı, pul biberler…
Bunların hepsi rozayı artırabiliyor.
Bu da rozalı hastalarımız için aklınızda olsun.
Evet, üçüncüye geçelim.
Kırışıklık Karşıtı, Anti-Aging Beslenme Var mı?
Kırışıklık karşıtı, anti-aging beslenme var mı?
Bununla ilgili bir mesaj açtım ama var mı?
Gıdalarla yaşlanmayı durdurabilir miyiz?
Tabii ki yaşlanmayı durdurmak mümkün değil.
Bu DNA’sal bir süreç.
Ama gerçekten bazı gıdalarla yaşlanmanın ilişkisi saptanmış.
Burada da yine dönüp dolaşıp aynı şeye geliyoruz aslında.
Basit karbonhidratların yaşlanmayı hızlandırdığı saptanmış.
Basit şekerlerin.
Yine basit şekerler neler?
Tatlılar, şekerli tatlılar, işte şekerli içecekler.
Bunlar basit şekerler.
Kekler, pastalar.
Çünkü bunlar çok kolaylıkla glikoz, bunlardan bağımsızlaşıyor ve glikasyon dediğimiz bir işleme giriyorlar.
Cildimizdeki elastin ve kolajen de…
Elastin ve kolajen biliyorsunuz, cildimize gerginliğini veren cildimizdeki yapı taşları.
Bunları bozabiliyor bu glikasyon işlemi.
Sonucunda da AGE product dediğimiz son ürünler çıkıyor.
Basit şekerler yaşlanmayı hızlandırıyor diyebiliriz.
Yine tabii ki tüm vücuda zararlı olan basit şekerlerin cildimizdeki kırışıklığı da hızlandırdığını duymak herhalde komple bırakmamıza yetecek gerçekten.
Kırışıklık Karşıtı ve Anti-Aging Beslenme
Peki tam tersi, kırışıklığı azaltan bir beslenme formu var mı, olabilir mi?
Bununla ilgili de deney aşamasında, çok kesin kanıta dayalı olmasa da birkaç araştırma var.
Alfa lipoik asitten zengin beslenmenin gelecekteki kırışıklık oluşumunu azalttığını ve kolajen, elastini koruduğu söyleniyor.
Alfa lipoik asit hangi gıdalarda çok?
Brokoli.
Tabii ki en kötü şey çirkin gıdalar diyeyim, anne.
Ah, linç yemeyeyim.
Brokoli, Brüksel lahanası, lahana, pancar, pazı…
Bunlarda çok alfa lipoik asit.
Yine bezelye, havuç, domates.
Bunlarda oldukça yüksek alfa lipoik asit var.
Bunları bolca soframıza sokmamız gerekiyor ki bu etkiden fayda görelim.
Yine bazı bitkiler ve baharatlar bu konuda faydalı saptanmış çalışmalarda.
Özellikle sarımsakla ilgili çalışmalar var ki bizim Türk mutfağının da zaten olmazsa olmazı.
Ve zencefille ilgili yapılan araştırmalar var.
Gerçekten onların da kolajen, elastini koruduğuna dair.
Evet, devam edelim.
Cilt Kanseriyle Beslenmenin Bir İlişkisi Var mı?
Peki cilt kanseriyle beslenmenin bir ilişkisi var mı?
Cilt kanseriyle ilgili en son araştırmalarda, en modern araştırmalarda en çok yüksek kanıt düzeyine sahip olan niasinamid, yani B vitamini.
Niasinamidi kremlerden, solüsyonlardan biliyoruz zaten.
Niasinamidin non-melanom, yani melanom dışı diğer deri kanserlerini azalttığına dair hem de randomize kontrollü çalışma dediğimiz çok kıymetli araştırmalar var.
Cilt Kanseri, Niasin ve Beslenme
Peki niasin hangi gıdalarda var, onu konuşalım.
Ciğer, tavuk göğsü, tuna balığında çok fazla varmış.
Onun dışında hindi, somon, dana kıyma, yer fıstığı, avokado, esmer pirinç ve tam tahıllar, tam buğday, mantarlarda giderek azalan şekilde ama oldukça fazla varmış.
Bunlar da aklınızda olsun niasin için.
Cilt Kanserini Artıran Bir Gıda Olabilir mi?
Peki cilt kanserini artıran bir gıda olabilir mi?
Çok ilginç olarak 2020 yılında Journal of Nutrition’da yapılan bir yayın var.
Burada furokumarinlerin yazın tüketilmesinin cilt kanserini artırabileceği saptanmış.
Furokumarinler neler?
Furokumarin aslında portakal ailesinin içinde olanlar.
Portakal ailesi, işte portakal, narenciye, mandalina…
Bunları yazın çok çok tüketilmesinin, güneşe karşı furokumarinler deriyi hassas hâle getirdiği için güneşin ışınlarının kanser yapıcı etkisini artırdığı söylenmiş bu araştırmada.
Ve bayağı burada, ben size söyleyeyim, 47.453 erkek ve 75.291 kadınla yapılmış bu araştırma.
Ve gerçekten furokumarin alımları fazla, yazın fazla tüketen kişilerde BCC dediğimiz bir kanser tipini, bazal hücreli karsinom dediğimiz, melanom değil başka bir deri kanseri tipinin arttığını saptamışlar.
Bu da enteresan bilgi.
Yani her meyveyi mevsiminde yemek lazım diyebiliriz sanırım bunun için.
Narenciyeler aslında en güzel kışın C vitamini deposudur.
Yazın çok, özellikle güneş altında tüketmemek gerekiyor gerçekten.
Cilt Kanseriyle İlişkili Bitkiler ve Baharatlar
Onun dışında peki yine azaltanlara gelelim.
Başka bu işte bitkiler, bu baharatlardan neler var?
Anlamlı araştırmalar, daha böyle bilimsel açıdan daha yüksek kanıt düzeyine sahip şunlar var arkadaşlar, araştırdım.
Zerdeçalla ilgili yapılmış var.
Antikanserojen.
ROS dediğimiz bir şey var, o sistemle ilgili bazı etkileri olduğu düşünülüyor.
Zencefil, sarımsak, karanfille ilgili var.
Onun dışında biberiye, rosemary, bizim mutfağımızda etle birlikte sevdiğimiz bir şey.
Ve safranla ilgili var.
Daha çok İran mutfağında olan safranda aynı zamanda SOD dediğimiz bir sistem var.
Onu bloke ederek antikanserojen etkileri olduğu düşünülüyor.
Ve kapsaisin.
Kapsaisin de bildiğimiz acı biber ama kırmızı acı biber.
Evet, bu da herhalde Güneydoğu Anadolu yöresine ait biberimiz.
Bizim de oldukça sofralarımızda kullandığımız şeyler.
Aslında bu açıdan şanslıyız diyebilirim.
Bunlarla ilgili bazı pozitif, anlamlı sonuçlar var kanser oluşumunu azaltıcı olduğuna dair.
Evet, benim beslenme ve ciltle ilgili söylemek istediklerim bu kadar.
İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Sorularınızı yorumlara yazabilirsiniz.
Videomuzu beğendiyseniz kanalımıza abone olmayı ve beğenmeyi unutmayın.
Herkese iyi günler.