Yüzümüzü Değiştirmeden Gençleşebilmek Mümkün mü?

Herkese merhabalar. Ben Doktor Ezgi Özkurt, dermatoloji uzmanıyım.

Bugünkü konumuz, yüzümüzü değiştirmeden gençleşebilmek. Genç kalabilmek mümkün mü, nasıl mümkün? Hepsini anlatacağım.

Öncelikle cilt bakım rutini. Ne kadar gençleştirebilir cilt bakım rutini?

Tabii ki çok önemli. Her zaman anlatıyorum; düzenli güneş kremi kullanmak, retinol benzeri ürünleri kullanmak, cildimizin hem daha yavaş yaşlanmasını sağlıyor hem de cilt kalitemizi korumamıza yardımcı oluyor.

Aynı zamanda güneş kremini düzenli kullananlarda yaşlanma ve sarkma hızının da yavaşladığını biz artık biliyoruz. Ama mevcut bir sarkmayı, oturmuş bir kırışıklığı, derimizdeki yağ kaybını tabii ki cilt bakım rutiniyle çözemiyoruz.

Yaşlanmanın aslında birçok basamağı var. Sadece kolajen kaybı da değil. Yaşla birlikte kemiklerimiz erimeye başlıyor. Ciltteki göz çukurları derinleşiyor. Ligamentler ve yağlar aşağı doğru yer değiştirmeye, sarkmaya başlıyor. Aynı zamanda yağlar azalıyor yüzümüzde. O nedenle aslında yaşlanmanın birçok katmanda etkisi var.

Cilt bakım rutini burada nerede? Güneş kreminin düzenli kullanımı, güneşin kolajen kırıklarının oluşmasının önüne geçiyor ve yaşlanma hızını tabii ki yavaşlatıyor. Yine exfoliyan asitler, retinol, anti-aging serumlar da kolajenin kırılma hızını yavaşlatıyor.

Ama sonuç olarak sadece cilt bakımı kremleriyle bu gördüğünüz çok katmanlı yaşlanma düzeltilemez.

Peki biz neler yapıyoruz? Doğallığımızı bozmadan nasıl gençleşebiliriz? Nelere dikkat etmeliyiz? Halk arasında geçen hangi söylentiler doğru, hangisi yanlış? Hepsini anlatacağım.

Öncelikle birincisi: Botoks’a ne zaman başlamalıyım? Botoks ileride daha kötü yapıyormuş, doğru mu? Bir kez başlarsam hep devam etmek zorunda mıyım?

Bir soruyla başlayalım. Botoks’a ne zaman başlıyoruz?

Kırışıklar statikken, yani istirahat halindeyken gözükmeye başlarsa; alın çizgileri, kaş arası, kaz ayakları… O zaman başlıyoruz. Bu 20 yaşlarda da olabiliyor, otuzlu yaşlarda da olabiliyor.

Amacımız burada kırışıklık oturmadan ve derinleşmeden uygulama yapabilmek.

Peki hocam, botoks yaptırınca kaşlarım çok kalkar mı veya yapay bir ifade olur muyum?

Burada önemli olan uygulanan doz ve uygulama alanlarıdır. Hekiminizle bunu görüşerek uygun şekilde botoks yaptırabilirsiniz ve asla doğallığınızı kaybetmezsiniz.

Hatta biz botoksu daha dinç bir görünüm için de kullanabiliyoruz. Mesela göz kapaklarında sarkma başladıysa, kaşları hafif kaldırmak için kullanılabiliyor. Kızgın görüntü verebiliyor kaş arasındaki glabella dediğimiz çizginin derin olması. Sinirli ve öfkeli bir duruş veriyor. Buraya botoks yaparak kişiyi daha yumuşak gösterebiliyoruz. Bu gibi durumlarda da kullanılabilir.

Duymuşsunuzdur; oyuncu botoksu, bebek botoksu, natural botoks gibi isimlendirmeler var. Bu da aslında az yapılan miktarda, az bölgeye yapılan botoksun isimlendirilmesi. Böylece daha doğal, yüzünüzün şeklini bozmadan da botoks uygulaması yapabiliyoruz.

Burada önemli olan, her uygulama için söylüyorum bunu, iki şey var:

Bir: Alanında uzman hekime gitmek.

İki: Klinik, tıp merkezi, muayenehane veya hastaneler dışında; asla güzellik merkezi gibi yerlerde, kuaförlerde, evde bu işlemlerin yapılmaması.

Burası çok önemli.

Bütün televizyonda gördüğünüz yan etkiler bu tip yerlerden çıkıyor. Onu net olarak söyleyebilirim.

Botoks iyi ve doğru yapıldığında yan etki riski oldukça düşük, alerji riski oldukça düşüktür. Ben yıllardır uyguluyorum ve daha hiç görmedim. Çok da güvenlidir ama dediğim şeylere dikkat ederek.

Evet, peki ikinci soruya gelelim.

Botoksu bir kez yaptırdım, sürekli yaptırmak zorunda mıyım?

Bütün medikal estetik işlemlerle ilgili; botoks, lazer, dolgu, altın iğne… Hangisini sorarsanız sorun, bir kez yaptırınca hiçbirini tekrar yaptırmak zorunda değilsiniz. Asla da daha kötü olmaz.

Neden?

O yaptırdığınız dönem etkisini alırsınız. Tabii ki tekrar yaptırmazsanız normal yaşlanma süreci kaldığı yerden devam edecektir.

Uzun yıllar bu işlemleri düzenli yaptıranların, yaptırmayanlara göre çok daha yavaş yaşlandığını, cilt kalitelerinin çok daha iyi olduğunu biz çok net bir şekilde görebiliyoruz.

Ama bu, yaptırmak zorunda olduğunuz anlamına gelmiyor.

Ve düzenli yaptırmak da botoksu ileride kırışıkları daha kötü değil, daha iyi yapar. Çünkü kırışıklıklar, yani botoksun yapılabildiği bölgedeki kırışıklıklar; diyelim alın çizgileri, kaş arası, kaz ayakları… Oturmamış olduğu için ileriki yaşlarda daha da iyi olacaktır. Tam tersi.

Botoksun etki süresi 4 aydır. Tıbbi etki süresi 2 ayda yarılanır, 4. ayda tamamen etkisi geçer.

Gelelim diğer çok dolanan ve duyduğum soruya:

Dolgu yüzü şişirir mi? Dolgu beni değiştirir mi? Dolgu yaptırmadan yüzümün hacmini nasıl korurum?

Dolgu, doğru miktarda, doğru yere, eksiklik olan yere verildiğinde çok iyi bir estetik işlemdir. Dolgu hyaluronik asit içerir ki cildimiz de içeriyor. O yüzden cildimizin yapısına çok uygundur.

Dolgu biliyorsunuz, yaşla birlikte anlattığım gibi yağ kaybımız da başlıyor…

Çökükler ve çukurlar olan yerlere veya dudağına hacim isteyenlere veya çenesi geride olanlara doğru planda, doğru miktar uygulandığında sonuç çok doğal olur ve asla yapay durmaz.

Çevrenizde gördüğünüz yapay dolgu sonuçları uygulama hataları, miktarın aşırı fazla olması ve bazen de hastanın bu şekilde talep etmesine bağlı oluşuyor olabilir.

Normalde 1 cc dolgu, 1 tatlı kaşığı kadardır. Çok azdır bu miktar. Bölgeye göre bizim tarafımızdan kaç cc olacağı belirlenir.

Tekrar tekrar, üst üste çok fazla hacimli dolgu uygulamaları gerçekten amorf bir görüntü sergileyebiliyor. Ki işte duymuşsunuzdur, Hollywood’da herkes dolgusunu eritiyor diye bir akım çıkmıştı 2 sene önce.

Ama tam tersi, doğru miktarda yapıldığında da kişiyi olduğundan çok daha fresh, çok daha doğal ve kimsenin anlamayacağı şekilde daha dinç ve genç gösterir.

Önemli olan zaten bir medikal estetik işlemden sonra insanların sizi daha genç, daha dinç, daha dinlenmiş ve daha çekici görmeleri ama bir yandan da bunun neye bağlı olduğunu birebir bulamamaları gerekiyor.

Yüzünüze bakıp;

“Ya sende bir güzellik var.”
“Sende bir değişiklik var.”
“Ne yaptırdın biliyorum ama bulamıyorum.”

demeleri gibi. Bizim asıl hedefimiz aslında bu; doğal şekilde gençleşmek.

Peki, dolgu istemeyen hastalar oluyor gerçekten veya dolgu ihtiyacı olmayan hastalar oluyor. Onlara ne yapıyoruz?

Onlara da gençlik aşısı dediğimiz, hyaluronic acid, çapraz bağ içermeyen yani dolgu formunda olmayan hyaluronic acid yapabiliyoruz.

Onlar aynı botoks gibi 4-6 ay kalıyor. Daha sonra tamamen eriyor ama kaldığı süre boyunca cilde plumping ve lifting etkisi, yani yükselme etkisi veriyor.

Bunun dışında bir de kolajen aşıları var. Kalsiyum hidroksiapatit, polikaprolakton, sıvı yüz germe denilen PLLA gibi maddeleri içeren uygulamalar.

Bunlar da yüzün bu C bölgesine yapılıyor. Burada kolajen uyarımını tetikleyerek yüze lifting etkisi vermek için uygulanıyor.

Dolgu yerine, dolguyu istemeyen veya dolgu hacim gereği olmayan hastalarda yüz germe etkisini sağlayabilmek için bu gençlik aşıları ve kolajen aşıları kullanıyoruz.

Bunun dışında da lazer ve enerji bazlı cihazları çok fazla kullanıyoruz.

Hatta bununla ilgili çalışmalar var. Enerji bazlı cihazların hem sonrasında nekahet süreleri kısa genellikle, hem cilde verdikleri enerji nedeniyle sıkılaşma etkileri yüksek, hem de herhangi bir madde enjeksiyonu olmadığı için morarma gibi yan etki riskleri oldukça düşük.

O yüzden enerji bazlı cihazları biz anti-aging yani yaşlanma karşıtı olarak çok severek kullanıyoruz.

Onlarda neler var?

Altın iğne dediğimiz iğneli radyofrekans, Quantum RF dediğimiz yine radyofrekansla sıkılaşma, Ultherapy, HIFU dediğimiz ultrasonla sıkılaştırma cihazları ve fraksiyonel lazerler, Nd:YAG lazerler, Q-Switch lazerler gibi kolajen artışını tetikleyip cilt kalitesini artıran lazerler.

Bunları ihtiyaca göre ay ay, bazıları seans seans, bazıları yılda 1 tek seans olacak şekilde yapıyoruz.

Düzenli yaptığımızda, hatta bunun BBL lazer ile ilgili bir araştırması var. Belli bir hasta grubunun yüzlerinin bir yarısına düzenli olarak belirli aralıklarla BBL yapılıyor ve yapılan taraf, yapılmayan tarafa göre hem daha genç, hem daha dinç, hem cilt kalitesi daha iyi ve tonu daha eşit ve aydınlık olduğu bulunuyor.

O yüzden biz de bu tarz lazer ve enerji bazlı cihazları düzenli uygulamayı öneriyoruz ki hem yaşlanmayı yavaşlatsın, hem cilt kalitesini arttırsın, hem cilt tonunu eşitleyerek daha aydınlık, daha az gözenekli bir cilt sağlayalım.

Bu cihazlarda önemli olan; FDA kaydı olması, iyi cihaz olması, kullananın deneyimli ve uzman olması, mutlaka konunun uzmanı hekim tarafından kontrollerinin yapılması, dozlarının ayarlanması ve onaylı, iyi cihazlar kullanılmasıdır.

Bunlar sağlandığı sürece oldukça güvenlidir. Ama bu söylediğim etmenler çok önemlidir.

Evet, gördüğünüz gibi durumlar bunlar.

Aslında gördüğünüz gibi yirmilerin sonundan, otuzların başından itibaren başlayarak pre-rejuvenation, yani erken dönemde yaşlanma önleyici enerji bazlı cihazlar, gençlik aşısı gibi işlemlere başlayarak yaşlanmayı yavaşlatmak, mümkün olunca önlemek mümkün.

Kırkların ortasından ve daha ileri yaşlarda ise hali hazırda oluşmuş sarkma ve kırışıklar varsa onları da hiç şeklinizi bozmadan bu gibi yöntemlerle, doğru merkezlerde ve doğru hekimlerle çalışarak elde etmek mümkün.

Bu konuyla ilgili sorularınızı yorumlara yazabilirsiniz.

Yeni Yazılar

Yüzümüzü Değiştirmeden Gençleşebilmek Mümkün mü?

Herkese merhabalar. Ben Doktor Ezgi Özkurt, dermatoloji uzmanıyım. Bugünkü konumuz, yüzümüzü değiştirmeden gençleşebilmek. Genç...

Ciltteki Minik Beyaz Noktalar Neden Oluşur?

Aynaya baktığınızda özellikle göz çevresinde, yanaklarda veya alın bölgesinde beliren küçük beyaz noktalar fark...

Her Gün Yapılan Bu Hata Gözenekleri Büyütüyor

Gözenek görünümü birçok kişinin en büyük cilt problemlerinden biri. Özellikle burun, yanak ve alın...

Duştan Sonra Kaşıntı Neden Olur?

Duştan çıktıktan sonra ciltte başlayan kaşıntı hissi birçok kişinin yaşadığı ama çoğu zaman nedenini...

Sık Sorulan Sorular

Dermatolojiye ne zaman gitmeliyim?

Cildinizde geçmeyen sivilceler, lekeler, kaşıntı, döküntü veya ani değişiklikler fark ettiğinizde dermatoloğa başvurmanız önerilir. Erken teşhis her zaman daha etkili sonuç sağlar.

Muayenede doktor cildinizi detaylı şekilde inceler, gerekirse dermatoskop gibi cihazlar kullanır. Şikayetinize göre tedavi planı oluşturulur ve size özel öneriler verilir.

Cildinizde makyaj olmaması tercih edilir. Ayrıca kullandığınız ürünleri ve varsa daha önce uygulanan tedavileri doktorunuza belirtmeniz faydalı olur.

Basit gibi görünen birçok cilt problemi aslında farklı nedenlere bağlı olabilir. Bu yüzden uzun süren veya tekrarlayan durumlarda mutlaka uzman görüşü almak önemlidir.
Bu, sorunun türüne göre değişir. Bazı tedaviler kısa sürede etkisini gösterirken, akne veya leke gibi durumlarda birkaç hafta ya da ay sürebilir. Düzenli takip bu süreçte çok önemlidir.