Yaşlanma Önlenebilir mi? Cilt Yaşlanmasını Geciktiren Yöntemler ve Anti-Aging Bakım

Yaşlanma Önlenebilir mi?

Herkese merhabalar.

Ben Doktor Ezgi Özkur, dermatoloji uzmanıyım.

Bugünkü konumuz: Yaşlanma önlenebilir mi?

Gerçekten Antik Mısır’dan beri, hatta daha da eski gençlik pınarlarının aranmasından beri insanoğlunun cevap aradığı bir soru aslında bu.

Yaşlanma geciktirilebilir mi? Yaşlanmanın izleri engellenebilir mi?

Bazı yöntemler var gerçekten.

Tabii ki zamanı durdurmak mümkün değil. Böyle bir şey mümkün değil.

Ve yaşla birlikte işte subkutan yağ dokusu dediğimiz, derimizin altındaki yağ dokusu inceliyor. Kolajen, elastin dediğimiz, deriye gerginliğini veren lifler parçalanarak küçülüyor. O yüzden gerginlik azalıyor. Yer çekiminin etkisiyle aşağı doğru bir sarkma oluyor ve mimik kullanımına bağlı yavaş yavaş mimikler oturmaya başlıyor. Ve böylece yaşlanma süreci ilerliyor.

Bunu durdurmak mümkün mü? Kesin hayır. Kesin durdurmak tabii ki mümkün değil.

Ama bunu iyileştirmek mümkün. Yani yaşınızın en iyi hâli olmanızı sağlamak mümkün.

Belki elli yaşında yirmi yaşında göstermek mümkün değil tabii ki ama elli yaşının arasındaki sizin olabilecek elli yaş hâlinizin en iyisi olmak mümkün.

Tabii ki bunun bir kısmı da yapısal. Yani biliyorsunuz, mesela Asyalılar daha yaşını belli etmezler. Yine kuzeyliler, ince tenli, daha beyaz kişiler, daha derisi ince olanlar daha kolay belli eder yaşını gibi. Bunlar tabii ki tensel, ırksal özellikler de taşır. Bunlar değiştiremeyeceğimiz kısımları.

Peki, yaşlanmakla ilgili değiştirebileceğimiz ne var? Biz neler yapabiliriz yaşlanmayı engellemek için?

Onlardan bahsedeceğim şimdi.

Güneş Kremi: Yaşlanma Karşıtı Bakımın İlk Basamağı

Birincisi arkadaşlar, güneş kremi.

Gerçekten dünyanın en pahalı anti-aging kozmetik kremini de alsanız, kullanacağınız güneş kremi yerine geçmez.

Neden? Çünkü güneş yaşlanmada temel faktörlerden biri.

Güneş ışınları nasıl yaşlandırıyor?

Birincisi, bu bahsettiğim kolajenle elastini, yani deriye gerginliği veren, aynı kıyafetlerdeki lastikler gibi düşünün. Kolajenle elastin bir süre sonra kıyafetteki lastikleri çok böyle aça aça gererseniz nasıl eski hâline dönmez, onun gibi yavaş yavaş parçalanıyor ve görevlerini yitirmeye başlıyor.

İşte güneş bunların parçalanma hızını artırıyor. Ultraviyole A hem, hem ultraviyole B ışınları.

O yüzden tabii böyle A’yı da saydığım için camdan giren ışık, yani içerideyken olan, arabadaki ışık, yani güneş ışığından bahsediyorum. Solaryumdaki güneş ışığı da hepsi aynı şekilde yaşlanmayı hızlandırıyor.

Sadece direkt güneşlenmekten bahsetmiyorum ben burada.

Güneş Koruyucu Nasıl Kullanılmalı?

O yüzden ne yapıyoruz?

Yüzümüz, boynumuz ve dekolteniz için özellikle yaz kış güneş koruyucu kullanıyoruz.

En az 30 SPF öneriyorum ben, yazları tercihen 50 SPF.

Mutlaka içinde UVA koruma filtresi olsun aldığınız güneş koruyucu kremin.

Yazar UVA yuvarlak içinde almış şekilde ya da PA diye geçer onlar. PA bir artı, iki artı, üç artı şeklinde veya orada özellikle geniş spektrumlu UV artı UVB diye yazar güneş kremlerinin kapağında.

Buna mutlaka dikkat etmenizi öneririm.

Yine içeride ve dışarıda, arabada ve evde de güneş koruyucu krem kullanmanızı öneririm. Ve iki saatte, üç saatte bir yenilemenizi öneririm.

Ben kendim ne yapıyorum?

Diş fırçamın yanına güneş kremi koyuyorum. Sabah dişlerimi fırçaladıktan sonra, kahvaltıdan sonra güneş kremi sürüyorum otomatikman. Böylece unutmuyorum hiçbir zaman.

Bir de arabama koyuyorum. Arabaya binerken torpido gözünden çıkarıp sürüyorum sabah işe giderken. Ve bir tane de çantama koyuyorum. Çantamdakini de daha sonra aklıma geldikçe sürmek için.

Tavsiye ederim.

Güneşten korunma çok iyi bir anti-aging, yani yaşlanma karşıtı metottur.

Güneş Lekeleri ve Cilt Yaşlanması

Aynı zamanda bu güneş, kolajen ve elastin parçalanmasını hızlandırdığı gibi bir de güneş lekelerini artırıyor uzun dönem sonra.

Biliyorum, böyle sosyal medyada görüyorsun, güneşlenmiş, derisi çok güzel olmuş arkadaşlar. Ama inanın elli, altmış yaşına gelince, uzun koşuda, yani uzun süre sonra göreceksiniz ki onların ciltlerinde daha kolay güneş lekeleri çıkacak.

Çiller artar, güneş lekeleri artar, yaş lekeleri oluşuyor elli yaşından sonra, böyle tuz biber gibi.

Onları da artırır güneş.

O yüzden sadece kolajen, elastin parçalanması değil, aynı zamanda bizi lekelenmelerden de koruyor. Çünkü lekeler de biliyorsunuz yaşlı gösteriyor.

Tamam, o zaman bence güneş birinci basamakta gayet iyi anlaşıldığını düşünüyorum.

Oksidasyon ve Çevresel Faktörler

Peki iki, ne yapalım?

Oksidasyon. Oksidasyon ne demek?

Bazı çevresel faktörler yaşlanmayı hızlandırıyor.

Bunlar neler? Hepimizin bildiği hava kirliliği, sigara, sağlıksız beslenme.

Bunlara dikkat etmemiz lazım.

Sigara zaten diğer zararları da var yaşlanma dışında. Yine kolajenlerin hızlı parçalanmasına sebep oluyor. Ciddi de önermiyorum.

Çevre kirliliğine tabii ki yapabileceğimiz bir şey yok ama mümkün olduğunca spor, egzersiz…

Kan akımını düzenlediği için vücuttaki düzenli egzersiz, burada bahsettim, haftada bir, haftada iki, kan akımını düzenlediği için cilde giden kan akımı da düzenleniyor deniyor.

Bu da bir miktar anti-aging etkiye katkıda bulunuyor deniyor.

Gayet de mantıklı ve akla yatan bir açıklama da. Çünkü cilde giden kan arttıkça ve düzenli olarak spor yapmaya bağlı oksijen kapasitemiz de arttıkça tabii ki bunun da bize pozitif dönüşleri olacaktır cilt anlamında.

Antioksidanlardan Zengin Beslenme

Yine sağlıklı beslenme için ne öneriliyor?

Antioksidandan bol beslenme.

Antioksidan beslenmeyi zaten hepimiz çok iyi öğrendik artık. Çünkü Instagram’dan takip ediyoruz, sosyal medyadan görüyoruz diyetisyenleri, gıda mühendislerini.

Bunlar yeşil sebzelerden bol beslenmek. Yine bu mor renkte olanların antioksidan içeriği yüksek diyorlar. Pancar, ahududu, blueberry’ler.

Yine gıda mühendisi ile bir canlı yayın yapmıştım Instagram kanalında. O, zeytinin inanılmaz bir antioksidan kapasitesi olduğunu söylemişti. Ve ülkemizde çok da bol bulunuyor. Zeytin ve zeytinyağını çok önermişti antioksidan olarak gibi.

Sağlıklı gıdaları, antioksidan gıdaları diyetimize bol sokmak, yine bu da uzun dönemde cilt yaşlanma hızını yavaşlatacağı söyleniyor.

Ki bununla ilgili yapılmış da bir çalışma da var.

Gayet anti-aging diye, anti-aging etkili diyet ve beslenme…

Yine bu diyet ve anti-aging’le ilgili büyük bir çalışma yayınlandı. Daha önce yapılmış çalışmalar toplandı, organize edildi ve sonuçlarına bakıldı.

Yine antioksidan beslenme dışında yağlı tohumların da anti-aging etkisi olduğu o çalışmada söylendi.

Yani yağlı tohumlar, işte chia tohumları, keten tohumu gibi tohumlar.

Bunlara da aslında yer verirsek beslenmemizde faydası olacağını düşünüyorum bize.

Yine tam tahıllardan bahsettiler. Hani tahıl tüketiminde tam tahılları tercih etmemiz. Bunun zaten önemini hepimiz biliyoruz.

Uyku ve Cilt Yaşlanması

Çevresel etmenleri de unutmadan geçmeyelim.

Uyku da çok önemli arkadaşlar.

Uykusuzluk cildi gerçekten çok yoran bir şey. Ve yaşlanmayı da hızlandırdığı söyleniyor.

En az yedi saat uyku öneriliyor günde cildimiz için.

Ki tabii ki bütün sistem ve organlarımız için, sadece cildimiz için de değil, düzenli uyku çok önemli.

Evet, güneş koruyucu dedik, çevresel etmenler dedik.

Sırada ne var? Dikkat edeceğimiz cildimize ne sürelim? Evet, değil mi? Ne sürelim cildimize?

Tamam, güneşten koruduk, çevresel etmenlerimizi ayarladık.

Peki, ne sürersek daha iyi olur?

Anti-Aging Cilt Bakım Rutini

Şimdi ben her zaman söylüyorum, cilt bakım rutini oluşturmak çok önemli.

İşte bu yüzden çok önemli.

Mesela antioksidanlar. Yediğimiz antioksidanların, C vitamininin çok küçük bir miktarı cilde gidiyor tabii ki. Bu yüzden dışarıdan antioksidan kullanımını da ben öneriyorum.

Genelde gündüzleri bir antioksidan serum. C vitamini olabilir, ferulik olabilir, diğer antioksidan serumlar olabilir.

Bunları zaman zaman da ben Instagram kanalımda anlatıyorum.

C vitamini nasıl seçilmeli? Yine bununla ilgili bir YouTube videosu da yapacağım.

Onun dışında gece mutlaka nemlendirici. Hatta kuru ciltse hem gece hem gündüz, güneş kreminden önce nemlendirici kullanılmasını öneriyorum.

Temizle, Tedavi Et, Koru

Nasıl yapıyorduk basamakları?

Temizle, tedavi et, koru.

Temizle basamağında cilt tipinize uygun bir temizleyici, jel veya köpük temizleyici.

Tedavi et basamağında işte bu antioksidan serumlar veya kullandığınız başka serumlar veya doktor reçeteli tedaviler.

Ve koru basamağında da gece nemlendiricimiz, gündüz güneş koruyucumuz.

Eğer kuruysa cildiniz, gündüz de nemlendiricinin üzerine güneş koruyucu tekrar sürebilirsiniz.

Böyle konumlandırıyorduk.

Retinoidler ve İnce Kırışıklıklar

Peki, anti-aging etkili olanlar hangileri dedik?

Antioksidanlar, antioksidan serumlar dedik, yine C vitaminleri gibi.

Onun dışında retinoidler anti-aging etkilidir.

İnce kırışıklıklar için retinol serum gibi serumlar kullanılabilir. Geceye konumlandırabilir.

Eksfoliyan Asitler

Yine eksfoliyan asitler; glikolik asit, laktik asit.

Bunlar derideki üst tabakaları değiştirdiği için oradaki ölü hücreleri atıp yeni hücrelerin sentezlenmesini, yine orada cilde bir parlaklık, ışıldama getirir.

Eksfoliyan asitleri, yani glikolik asit, laktik asit, mandelik asit, bunlara haftada bir iki yeter.

Bunlar ölü hücrelerin yerine yeni hücrelerin sentezlenmesini sağlıyorlar.

Aynı zamanda glikolik asit kolajenin sentezlenmesini, kalınlaşmasını artırıyor.

Haftada bir iki yeter dedik eksfoliyanları. Ama antioksidan serumlarınızı ve retinolü düzenli kullanabilirsiniz. Zaten düzenli kullanılmasını öneriyoruz anti-aging amaçlı.

Nemlendirme ve Cilt Bariyeri

Ve çok önemli nemlendirme.

Nemlendirme de çok önemli.

Cildinize uygun doğru bir nemlendiriciyi bulmak, cilt bariyerini sağlamlaştırmak çok önemli.

Neden cilt bariyerini sağlamlaştırmak önemli?

Çünkü cilt bariyerini korumazsanız, mesela tahriş edici kozmetikler ya…

Asitleri de zaten bu yüzden haftada ikiden fazla pek önermiyorum. Çünkü cilt bariyerini bozmasın diye, tahriş etmesin diye.

Evde Hazırlanan Cilt Bakım Uygulamaları

Evdeki malzemelerden üretilebilecek gıdalarla ilgili ben genelde çok önermiyorum.

Çünkü bunların saklama koşulları içinde mikrop ürememesi, işte tahriş etmemesi falan çok zor.

Kremlerin pH’ları ayarlanıyor, özel içindekiler formüle ediliyor ve kontrollerden geçiriliyor, ondan sonra üretiliyor.

Evde bu hassas ayarı yapamıyoruz.

Bir bal, balla ilgili farklı bir durum var. Hani gerçekten iyi ve süzme ballar yara iyileşmesinde kullanılabiliyor deniyor.

Ama onun dışındaki diğer öyle limon, sirke kesinlikle önermiyorum arkadaşlar. Karbonat, yumurta, özellikle çiğ yumurta çok enfeksiyöz bir şeydir, enfeksiyon kaynağıdır. Salmonella gibi enfeksiyonlar.

Onları önermiyorum.

Tahriş Edici Ürünler Cildi Nasıl Etkiler?

İşte bu gibi ürünler veya tahriş edici kozmetik ürünler uzun dönemde cilt kızarıklığını artırıyor, tahrişi artırıyor.

Öyle olunca roza, yani cilt damarlanmasını, rozaya yatkınlığı, akneniz varsa akneye yatkınlığı artırıyor.

Kırışıkları belirginleştiriyor.

Bu yüzden uzun dönemde bu tarz cildinizi tahriş edecek her uygulama size daha hızlı kırışma veya daha hızlı cilt bariyerinin bozulması, kızarıklık, akne olarak dönecektir.

Bu nedenle cildimiz hassas, narin. Cildimize bebek gibi davranıyoruz, tamam?

Kese, Peeling ve Yüz Fırçaları

Peki, o zaman onun dışında da yine kese, bu içinde partiküller içeren peelingler, ovalamak, yüz fırçalarıyla sert fırçalamayı da önermiyorum.

Çünkü onlar da yine mikro çizikler oluşturuyor deri bariyerinde. Ve o mikro çizikler ileride aynı şekilde yine kızarıklık, kaşınma, batmayı artırabiliyor uzun dönemde.

O yüzden ne dedik?

Hassas temizleyici, antioksidan serumlar gündüzleri olabilir, nemlendirme, güneş koruyucu.

Retinoidler gibi bir ajan olabilir akşamları.

Nemlendiricinizin içerisinde seramidler olabilir, hyaluronik asit olabilir, skualenler var şimdi, onlar olabilir.

Cildinize uygun gelen bir dermokozmetik nemlendiriciyi öneririm.

Nemlendirici de tam tersi, cildinize uygunsa deri bariyerini güçlendiriyor.

Bu da uzun dönemde çevresel etmenlerden korumaya kadar bize fayda eden bir durum.

Mimikler ve Medikal Estetik Yöntemler

Son olarak benim dermatoloji uzmanı olarak naçizane küçük tavsiyem:

Aşırı mimik kullanımından kaçının. Çünkü bu, mimiklerin kolay yerleşmesine sebep olabiliyor.

Özellikle alın mimikleri ve kaş çatma mimikleri.

Ve minik minik medikal estetik işlemler, abartısı olmadan uzman hekimlere yaptırmanız, kırışıklıkların görünürlüğünü ve yaşınızın daha iyi hâline gelmenizi sağlayacaktır.

Bu işlemler çok doğal da yapılabiliyor, çok minik ölçülerde yapılabiliyor.

Bunlar işte botoks, dolgu, bu cilt yenileme metotları, peelingler, lazerler, gıdıyı toparlamak için fokuslu ultrason yöntemleri gibi birçok teknolojik cihaz ve yöntem var.

Bunlar hakkında uzman ekibinizden bilgi alabilirsiniz.

Herkese sağlıklı günler dilerim.

Videolarımızın devamını çekmemizi istiyorsanız beğenmeyi, abone olmayı unutmayın.

Yine günlük önerileri paylaştığım Instagram adresim Dr. Ezgi Özkur’dan beni takip edebilirsiniz.

Herkese iyi günler dilerim.

Yeni Yazılar

Yaşlanma Önlenebilir mi? Cilt Yaşlanmasını Geciktiren Yöntemler ve Anti-Aging Bakım

Yaşlanma Önlenebilir mi? Herkese merhabalar. Ben Doktor Ezgi Özkur, dermatoloji uzmanıyım. Bugünkü konumuz: Yaşlanma...

Saç Dökülmesi Neden Olur? Hangisi Nasıl Tedavi Edilir?

Saç Dökülmeleri ve Saç Dökülmelerinin Tedavisi Bugünkü konumuz saç dökülmeleri ve saç dökülmelerinin tedavisi....

Lekelerden Nasıl Kurtuluruz? Lekeler Nasıl Geçer? – Doç. Dr. Ezgi Özkur

Lekelerden Nasıl Kurtuluruz? Lekeler Nasıl Geçer? Çiller, güneş lekeleri, yaşlılık lekeleri, yara izlerinin, akne...

3 Adımda Sivilcelerden Nasıl Kurtuluruz? Akne Tedavisi ve Doğru Cilt Bakımı

Bugünkü konumuz, üç adımda akne, yani sivilcelerden nasıl kurtuluruz, nasıl tedavi oluruz? Şimdi gerçekten...

Sık Sorulan Sorular

Dermatolojiye ne zaman gitmeliyim?

Cildinizde geçmeyen sivilceler, lekeler, kaşıntı, döküntü veya ani değişiklikler fark ettiğinizde dermatoloğa başvurmanız önerilir. Erken teşhis her zaman daha etkili sonuç sağlar.

Muayenede doktor cildinizi detaylı şekilde inceler, gerekirse dermatoskop gibi cihazlar kullanır. Şikayetinize göre tedavi planı oluşturulur ve size özel öneriler verilir.

Cildinizde makyaj olmaması tercih edilir. Ayrıca kullandığınız ürünleri ve varsa daha önce uygulanan tedavileri doktorunuza belirtmeniz faydalı olur.

Basit gibi görünen birçok cilt problemi aslında farklı nedenlere bağlı olabilir. Bu yüzden uzun süren veya tekrarlayan durumlarda mutlaka uzman görüşü almak önemlidir.
Bu, sorunun türüne göre değişir. Bazı tedaviler kısa sürede etkisini gösterirken, akne veya leke gibi durumlarda birkaç hafta ya da ay sürebilir. Düzenli takip bu süreçte çok önemlidir.