SÜLFATSIZ, SİLİKONSUZ, DOĞAL NE DEMEK? – Dermokozmetik Kapağı Okumak

Herkese merhabalar.

Ben Doktor Ezgi Özkur, dermatoloji uzmanıyım.

Bugün dermokozmetik ürününün üstünü okumayı konuşacağız.

Neler yazmalı, neler yazmamalı? “Doğal” yazması iyi midir? SLS’siz veya silikonsuz ürün iyi midir? Bu tabirlerin bir anlamı var mı veya gerçekliği var mı?

Onları konuşacağız.

“Doğal” Ne Demek?

Şimdi birincisi, doğaldan bahsetmek istiyorum.

Gerçekten bu beni en çok rahatsız eden: “doğal”.

Şimdi doğal nedir bir defa?

Yani su doğal, tamam. Ama H2O diye yazdığımızda kimyasal aslında.

Yani aslında doğadaki her şey de bir kimyasal.

Bunu kemofobi diye daha önce bahsetmiştim. Kimyasal fobisi.

Yani bazı şeyler doğadan elde ediliyor ama doğadaki her şey de zaten bir kimyasal.

Ama doğal olan zararlı olabiliyor, tütün gibi.

Ama kimyasal yapılan bir ürün, silikonlar, dimetikon, zararı olmayabiliyor.

Yani aslında doğalla kimyasalı böyle arasına bir çizgi çekip ayıramıyoruz.

Çünkü dediğim gibi su da bir kimyasal aslında, H2O değil mi formülü gibi.

Ürünlerin Üzerinde Yazan İfadeler

Şimdi o yüzden “doğal” yazması…

Şimdi bir ürünün, şöyle söyleyeyim arkadaşlar, üzerinde yazan şeyler regülasyonlara bağlı.

Internasyonel ve bizde de Sağlık Bakanlığı’nın…

Mesela bu ne yazmış üstüne?

“Non-comedogenic”, komedon oluşturmaz yazmış.

Bunun yazabilmesi için bu krem bir araştırmaya gidiyor bir yerden ve bu ibareye hak kazanıyor, söyleyeyim.

İçindekiler araştırılıyor.

Veya “dermatolojik olarak test edilmiştir”.

Bu da aynı şekilde.

“Fragrance free”, parfüm içermez.

Tabii ki sadece parfüm hassasiyeti olanlar için öneririm.

Herkesin “fragrance free” bakmasına gerek yok, onu da söyleyeyim.

Yine orada da sektizm yaratmayayım, kendim istemediğim şeyi kendim yaratmayayım.

O zaman da yine gidiyor, parfüm var mı diye bakılıyor.

Mesela CeraVe’nin bu kremi “parfüm içermez” yazısını buraya yazabilmesi için.

Ama doğalda böyle bir şey yok.

“Doğal” İfadesi Ne Anlatıyor?

Şimdi doğal ne?

Isırgan otu mu koydun içine?

Bir kremin içinde ısırgan otunun olduğunu düşünsenize, yani kıpkırmızı oluruz.

Yani neyi doğal mesela?

Hani şöyle bir şey, tamam mı?

Ben mesela propolis, antibakteriyel biliyorsunuz. Artık aknede serumları kullanılmaya başlandı. Yeni yeni araştırmalar var.

Propolis, hani doğal, propolisten elde edilen özüt yazmış arkasına. Tamam, yani buna tamam.

Veya CICA kremler, işte Centella bitkisinden üretiliyor. Tamam.

Ya bir bitkiden üretildiğinden bahsediyorsan veya doğal bir üründen içinde bir etken madde olduğundan, buna tamam.

Ama “doğal”, üstünde en büyük…

Yani “doğal” değil aslında bizim bakacağımız ibare.

Ürün Seçerken Neye Bakmalıyız?

Şu: Benim cilt tipim nasıl?

Hassas mı?

Benim herhangi bir hassasiyetim var mı parfüme?

Benim akne meylim var mı?

Ona göre ürün bakmak.

Akneye meylim var, fondöten seçeceğim.

Mesela Vichy’nin Dermablend fondöteni var.

Ne yazmış buraya?

“Oily, acne-prone skin.”

Buna bakacağım.

Ne yazmış bu tarafa?

“Komedon oluşturmaz, komedojenik değil, dermatolojik olarak test edilmiştir.”

Ben bunlara bakacağım.

Aslında benim cildim hassas, her şeye duyarlı, nemlendirici arıyorum.

“Sensitive skin”…

Bunlara bakacağım.

Tabii ki her krem herkese iyi gelmeyebilir.

Bunlar yazsa bile iyi gelmeyebilir.

Ama dermokozmetik firmaların sizi “doğal” yazarak, işte böyle “SLS’siz” gibi bu şeylerle kandırıp bir satış stratejisi oluşturması iyi bir şey değil.

Yani bu oyun, bu bir oyun aslında.

Yani “doğal, sadece doğal maddelerden üretilmiştir.”

İçini okuyorum, “sadece doğal maddelerden üretilmiştir.”

Burada yine var, alkol denat var.

E o da doğal alkol.

Yani tabii olabilir, alkol denat olamaz diye söylemiyorum, koruyucu madde olarak.

E hani doğaldı?

E zaten dediğim gibi, doğal ne ki?

Yani doğadaki birçok şey kimyasal.

İşte yine bakıyorsunuz, benzer şeyler var içinde.

O yüzden bir kez dermokozmetik ürünümüzün kapağını okumayı çok iyi öğreniyoruz.

Peki, SLS’siz şampuan, SLS’siz yüz yıkama jeli bakalım mı?

SLS Nedir?

SLS nedir?

SLS, sodium laureth sülfat, yani bir sülfattır.

Sülfatlar çok iyi deterjanlardır.

Şimdiye kadar hiçbir çalışmada kanserojenik çıkmamışlardır arkadaşlar.

Lütfen onu atın kafanızdan.

İşte “Kanser hastası SLS’siz şampuan bakmalı.”

Neye göre?

Hangi araştırmaya göre?

Hangi PubMed’den?

Bana araştırmasını göndersinler.

Öyle bir şey yok.

SLS çok iyi deterjanlardır bunlar.

Tabii ki içindeki SLS düzeyi arttıkça irritasyon yapma…

Yani çok iyi deterjan nasıl daha cildinizi temizlerken daha yorar, onun gibi daha irritandır.

Ama zaten yüz yıkama jellerindeki, şampuanlardaki SLS’ler düşüktür.

Ama sizin sülfatlara karşı ayrı bir hassasiyetiniz varsa tabii ki SLS’siz şampuan bakılabilir.

O ayrı, bir yere koyuyorum.

Sülfatlar Göze Zarar Verir mi?

Sülfatlarla ilgili bir de “Göze zarar verir.” diye bir şey var.

Şöyle, sülfatların gösterilmiş ki eğer gözünde herhangi bir tahriş, irritasyon, çizik olan kişilerde iyileşmeyi geciktiriyor.

Ama zaten biz gözlerimizi öyle bir durum olduğunda veya genelde de sülfatla, direkt sülfatla zaten yıkamıyoruz.

Ve şampuanla da çok gözümüzü yıkamıyoruz yani.

Ve zaten göz doktorları da bu durumlarda, işte blefarit ve göz hastalıklarında sülfatsız şampuanlar öneriyorlar, bebe şampuanları veya çok düşük sülfat içeren şampuanlar öneriyorlar.

O yüzden bu da çok korkacak, gözlerimiz için normal duşta korkacağımız veya yüz yıkarken korkacağımız bir durum değil.

Peki, diğer problem: silikon.

Silikon olsun mu, olmasın mı?

Silikon Olsun mu, Olmasın mı?

Silikonların da aynı şekilde kanser yaptığına dair hiçbir bulgu yoktur.

Zaten en bilinen silikon, nemlendirici içindeki dimetikondur.

Dimetikon nemlendirmeye yarar, suyu seven bir yumuşatıcıdır.

Dimetikon aslında…

Dimetikon akne yapar mı?

Değil mi, soru bu.

Aslında birçok akne ilacının içinde bile dimetikon vardır taşıyıcı olarak.

Yumuşatmak için, o akne ilaçlarının irritasyonunu azaltmak için.

O yüzden bakalım, Effaclar Duo’da var mıymış bilmiyorum ama…

Dimetikon varmış.

Yani Effaclar Duo, biliyorsunuz akneli ciltler için.

Olabilir.

Dimetikon çok iyi bir ara taşıyıcıdır.

Çok güzel yumuşattığı için mesela salisilik asit gibi ürünleri, retinoidleri beraberinde kullanılır.

Ve içinde aramanıza gerek yok, “Silikon olmasın, dimetikon olmasın.” diye.

Çünkü bilinen herhangi bir zararı yok.

Ve oldukça da az alerjiktir dimetikon, silikonlar.

Bu nedenle dimetikonu da, yani silikonu da listemizden eliyoruz.

Kozmetiklerin içinde olabilir.

Aramıyoruz kapağında “Silikonsuz mu, SLS’siz mi?” diye.

Şampuanlarda Silikon Kullanımı

Peki, silikonun şampuanlarda kullanılması ile ilgili…

Hepiniz görürsünüz şampuanların içinde.

Suda çözünür silikonların herhangi bir zararı yok.

O da yine saçı yumuşatmak için kullanılıyor.

Sadece suda çözülmeyen silikonlar var.

Saçta artıkları kalabiliyor ve bu artıklar daha birikerek saçta kırılganlaşmaya neden olabiliyor.

Bence “Silikonsuz şampuan bakın.” diyenlerin söylediği bu silikonlar, suda çözünmeyen silikonlar.

Ama pek yani normal rutinde şampuanlarda sıkça olan zaten suda çözünen silikondur.

Ya böyle bir market yaratılmaya çalışılıyor.

Ama biz bilinçli tüketici olalım.

Neye bakacağımızı bilelim.

Hangi şey doğru?

Cilt tipimizi tanımaya çalışın özellikle.

Sabah yıkadıktan sonra hızlı mı yağlanıyor?

Aknelenmeye meyilli mi?

Hassas mı?

Kızarıyor mu ne sürerseniz?

Bunlara göre ürün bakın.

Hassassa işte “sensitive skin”…

Böyle şeylere itimat edin.

Üstündeki “sensitive skin” mi, “non-comedogenic” mi, akneye meyilli ciltler için mi, “oily skin” yazıyor mu?

Gibi gibi.

Bu tarz “doğal”…

Nesi doğal?

Yani ne doğal?

Ne demek doğal?

Bunlar çok önemli.

Bir de organik var, değil mi?

Organik ve Doğal Kremler

Siz de evde organik ve doğal kreminizi normal dermokozmetik ürünlerin içindeki bir kremle, içindekileri karşılaştırın bu testi yapmak istiyorsanız evde.

Ve çok benzer ürünleri göreceksiniz siz de.

E ne yapılabilir?

Yani gerçekten hiç kullanmak istemiyorsanız ki merak etmeyin, cildimiz sindirim organı değildir.

Hani bu şey var işte:

“Yutamadığınızı cildinize sürmeyin.”

Öyle bir şey yok tabii ki.

Cildimiz bir sindirim organı değil.

Ve bunların içindeki düşük yüzdeler, ağızdan alınan veya işte bu farelerde yapılan deriden enjekte edilen şekilde bize bir zarar vermiyor.

Güneş Kremleriyle İlgili İddialar

Eğer hani güneş kremlerinden bahsediyorum…

Güneş kremlerini biliyorsunuz, 10 bin katı farelere yutturulmuş ve o tümörlerin de büyümesi saptanmış.

Bu yüzden oradan çıkıyorlar “Güneş kremleri zararlı mı?” diye.

Yani biz yutmuyoruz bunları.

Veya işte 10 bin katını zaten hiç yutmuyoruz, yutamayız da zaten.

O kremin 10 bin katını.

Doğal Yağlar ve Esansiyel Yağlar

O yüzden eğer yine de kullanılmak isteniyorsa soğuk sıkım kuşburnu yağı falan, onlar kullanılabilir.

Ama nemlendiricinin de birçoğunun içinde zaten bu yağlardan da var.

Zaten bu yağlarla oluşturuluyor.

Hatta çok fazla yağ, esansiyel yağlar özellikle, çok daha alerjik normal dermokozmetik ürünlere göre.

Çok daha kolay alerji yapılabiliyor.

Mesela tea tree oil, çay ağacının direkt sürülmesi önerilmiyor.

Mutlaka karıştırılması öneriliyor gibi.

Bir kısmında mesela “esansiyel yağ içermez” yazar kremlerin.

Mesela o da regülasyona tabi bir ifadedir.

Bunlara da bakabilirsiniz.

Evet, sanırım benden bu kadar.

Dermokozmetik kapağı okumayı biraz daha öğrendik.

Kanalıma lütfen abone olmayı, videoyu beğenmeyi unutmayınız, beğendiyseniz tabii.

Herkese iyi günler.

Yeni Yazılar

SÜLFATSIZ, SİLİKONSUZ, DOĞAL NE DEMEK? – Dermokozmetik Kapağı Okumak

Herkese merhabalar. Ben Doktor Ezgi Özkur, dermatoloji uzmanıyım. Bugün dermokozmetik ürününün üstünü okumayı konuşacağız....

Işık Tedavisi Nedir? LED Maskeler Faydalı mı?

Herkese merhabalar. Ben Doktor Ezgi Özkur, dermatoloji uzmanıyım. Bugün konumuz: Işık, LED tedavileri faydalı...

Uzmanından Cilt Bakım Tüyoları – Hyalüronik Asit – Akne Söndürme – Retinoid

Uzmanından Cilt Bakım Tüyoları Herkese merhabalar. Ben Doktor Ezgi Özkur, dermatoloji uzmanıyım. Bugün size...

Sivilce İzleri Nasıl Geçer? Akne İzleri Tedavisi 

Akne İzleri Nasıl Geçer? İnternette çok fazla öncesi sonrası, “Aknelerimden nasıl kurtuldum?”, “Akne izlerimden...

Sık Sorulan Sorular

Dermatolojiye ne zaman gitmeliyim?

Cildinizde geçmeyen sivilceler, lekeler, kaşıntı, döküntü veya ani değişiklikler fark ettiğinizde dermatoloğa başvurmanız önerilir. Erken teşhis her zaman daha etkili sonuç sağlar.

Muayenede doktor cildinizi detaylı şekilde inceler, gerekirse dermatoskop gibi cihazlar kullanır. Şikayetinize göre tedavi planı oluşturulur ve size özel öneriler verilir.

Cildinizde makyaj olmaması tercih edilir. Ayrıca kullandığınız ürünleri ve varsa daha önce uygulanan tedavileri doktorunuza belirtmeniz faydalı olur.

Basit gibi görünen birçok cilt problemi aslında farklı nedenlere bağlı olabilir. Bu yüzden uzun süren veya tekrarlayan durumlarda mutlaka uzman görüşü almak önemlidir.
Bu, sorunun türüne göre değişir. Bazı tedaviler kısa sürede etkisini gösterirken, akne veya leke gibi durumlarda birkaç hafta ya da ay sürebilir. Düzenli takip bu süreçte çok önemlidir.